Bugün : 2 Ekim 2014       

Kullanıcı : Şifre : Güvenlik :545130 Hatırla :

  Cizre Kültür Ve Haber Sitesi Cizre Haberleri Forum || Cizre Gelenekleri ve Görenekleri
   Cizre Düğünleri

Esvet
[Site Sahibi]



Mesaj sayısı : 6348
Giriş sayısı : 6502
Konu puanı : 7  Toplam P : 436
Konuya Puan ver
Üye bilgileri
mehmet_73, ferxuzat, nupel, rose, saitcizre, newroz, FeYRuSaH,

Cizre de genel olarak görücü usulü ile evlenmeler olduğu gibi birbirlerini kapı, pencere köşelerinde görüpte beğenenler bulunmaktadır. İslam dinini kız ve erkeklerin birbirlerini görme izin ve emirleri sayesinde nadiren bazı ailelerde bir sefer görme izini de verilmektedir.

Kızı beğenen erkek, durumu annesine açıklar. Anne de müsait bir sırada baba ya durumu nakleder. Anne-baba kızı ve ailesini kendilerine uygun görürlerse kızı isteme kararı alırlar. Bazı aileler ihtiyar bir kadını aracı olarak kız evine gönderirler. Bu ihtiyar bayan ağız yoklaması yapar, erkeği ve erkek evini dilinin döndüğünce anlatır. Kız anası da durumu beyine aktarır. Kızın babası yakın akraba ve ailedekilere danışır. Uygun görüldüğünde, ikinci kez gelen ihtiyara durumdan bilgi verilir. Uygun görülmese kızımız küçüktür, ağabeyi evlenmedi, evde iş yapacak başka kimsemiz yoktur gibi bahaneler uydurulup, bir ret çekilir. Şayet kız evi de erkek evini ve çocuğu uygun görüyorlarsa falan gün gelip istesinler. Çoğunlukla bu istemede İslamiyet'in yasakladığı başlık konusu ve yüksek rakamlı altınlar ve şartlar konuşulacaktır.

Oğlanın anası, ninesi ve birkaç bayan, yanlarına mali durumlarına göre şekerleme ve bazı eşyalar götürüp kız evine giderler. Allah'ın emri, Peygamberin sözü üzerine kızınızı oğlumuz filana isteriz, diye söze başlarlar. Onlarda evet hayırlı olsun, derler.

Başlık, 60-70 yıl önceleri 30-40 mecidiye, 30 yıl önce 100 lira, 12 yıl önceleri 5-6 bin lira ya fırladı. 20 yıl önce ise, 150 - 400 bin arasından oynamaktaydı. Şimdilerde ise 5-10 Milyar civarındadır. Altın olarakda birkaç yüzük, bir küpe en az iki çift bilezik, bazen beş çift isteyen çıkabiliyor. Bir altın kolye bir iki metrelik altın zincir istenenler arasındadır. İslam peygamberi Muhammed'den ne kadar uzaklaştığımızı düşünmek gerek çünkü onun zamanında nikah için bir çekirdek kadar altın alınırdı. Yüzlerce gencimiz bu her günkü altın fiyat artışı karşısında ve bu para için evlenemez durumundadır. İş sahası yoktur. Bu parayı ya gayri meşru kazanacaktır. Yahut babayı zorlayıp varsa, dükkanını, evini, bağını sattıracaktır. Bunların vebalini tabii ki kız babaları çekmektedir. Kıza gerekli değer mutlaka verilmeli, fakat ölünceye kadar damadını ve kızını borçlarda bırakmamalıdırlar. Nadiren kızını parasız pulsuza verenlerde olmaktadır.

Altın ve başlık konusunda anlaşan kız ve erkek evi, derhal beraberinde getirdikleri şekerlemeleri dağıtıp yerler. Artık belirli bir güne nişan (şerbet) yapılacağı kestirilir. Eğer gelin erken götürmeyecekse, her yeni meyve çıktığında birkaç saniye o meyveden bırakılıp üzerine altın ve süs eşyası bırakılıp gönderilir. Bir de şeker ve kurban bayramlarında bir iki sini baklava ve üzerine bir altın olmak üzere kıza yollanır. Bu altın ya liradır veyahut kızın bilezikleridir. Erkeğin akrabaları isterlerse kızın evine gelin bayramına kutlar ve para bırakırlar. Bayramın üçüncü günü de erkeğin akrabalarını toplayıp gelinin bayramını kutlamaya giderler. Bazı geline para verdiği gibi, bir kısmı entari ve benzeri süs ve giyecek eşyaları götürürler.

Nişan yapılacağı günü bir kadına, erkek evi çay şekeri verip ev ev dolaştırılır. Verilen şeker bir davetiye verilir niteliğindedir. Nişanda ailelerin tutum ve davranışlarına göre davul-zurna veya tef çalınır. Önde çalgı, arkada bayanlar bazı hammal veya yabancı kadınlar başında sofralara dizilmiş entariler ve çamaşırlar, bir torba şeker, yaz ise bir kalıp buz ve bazı eşyalarla giderler. Önde "berbu" denilen giyinik genç kızlar oynayarak iştirak ederler. Kız evine vardıklarında erkek tarafı oynar, kız tarafı da şerbet hazırlıkları ile uğraşır. Oğlanın ailesi veya onlarca düğünde bulunup kocasıyla mesut olan birisi seçilip, altınların kendisi tarafından takılması için altınlar verilir. Bu bayan gerdanlık ve kolye ile diğer altınları takar. Sonra gelini oyuna kaldırıp üzerine para atar ve çalgıcıya "şabaş" denilen paralar bahşiş çekilir. Herkes meşrubatını içtikten sonra çalgıcıyla birlikte oradan ayrılırlar.

Düğünün hangi gün yapılacağı önceden kız evine haber verilip beraber bir gün kestirilir. Kız verme gününde hangi eşyaların verilen başlık parasıyla alınacağı, erkek evinin hangi eşyayı hazırlayacağı belirlenmiştir. Düğünler Cizre içinde üç gün, üç gecedir.

Birinci geceye: "Dest Qutank" (El vurma)
İkinci geceye: "Destreş" (Kına gecesi)
Üçüncü geceye: "Sersıbehi" (Sabah başı) adı verilir.

Erkek ve kız evi davetiye yerine sabun ve kınayı bir ihtiyar kadınla gönderirler. Bu kadın ev ev bu kına ve bu sabunu dolaştırır. Sabun ve kına miktarı artarsa, yani ikişer sabun ve normalden fazla kına gönderilirse, o evin geline damat evine de sini denilen Kurabiye, Baklava gibi bir şey göndermesi gerektiği açıklanmış olur. Erkek tarafından birkaç kişi, erkeğin babası, kardeşi veya yakın akrabası beraber çarşıyı gezip, dostlara, akrabalara şifaen düğüne davet anlatılır.

Düğünün gecesi olan ilk gecede erkekler ayrı yerde, bayanlar ayrı yerde olmak üzere toplanırlar. Yatsıdan saat 9-10'a kadar oynayıp dağılırlar. Bu sırada bayanlar da ayrı eğlenirler.

Birinci geceden sonra sabahleyin erkek evi çeyiz getirmek amacıyla hazırlıklara girişir. Hamallar önceleri çeyizi taşırlarken şimdi katır ve hayvanların yerini at arabaları ve kamyonlar almıştır. Çeyizi taşıyacak araç gelinin kapısına dayanır. Beraber giden bir iki erkek çeyizi dizer. Cizre içinde başlık yenmediğinden alınan başlığın tamamı geline masraf yapılır. Çeyiz arabaya indirildikten sonra, bu kutlu yuvanın akrabaları kendi kızlarının çeyizi odasına yerleştirmek üzere bir iki bayan çeyizle birlikte erkek evine gelir ve çeyizi düzeltip yerleştirirler. Çeyizle birlikte davul çalar ve kamyon caddeyi gezip dolaştıktan sonra güvey evine gelir. Gelinin eşyaları düzeltildikten sonra elbise ve diğer süs eşyaları teşhir edilir.

Düğünün ikinci akşamı kına gecesidir. Düğün ya büyük bir avlulu evde yapılır. Yahut geniş sokak ve mahallede yapılır. Bu yer önceden ışıklandırılması yapılmıştır. Kahveden sandalyeler getirilip dizilmiştir. Çalgıcılar mikrofon ve aletlerini kurmuşlardır. Düğün sahibi, davul-zurna, tef, cımbış, Org, darbuka, fülüt veya ırbane gibi aletleri çaldırır. Bu düğün sahibinin düşüncelerine göre değişir. Bazıları da hiç alet çaldırmadan bir mevlitle de geçiştirirler.

Yatsıya 15-20 kala çalgı çalmaya başlar. Yavaş yavaş davetliler düğün yerine gelirler. Belirli aralıklarla arada sırada Cizre yöresel şarkısı olan "Çelebi" şarkısı ile birlikte güvey oyuna kaldırılır. Hem bu anda Çelebi şarkısını beraber söyler, hem de oynarlar. Gecenin 11-12 sularında artık yabancı sayılanlar yavaş yavaş müsaade isteyip ayrılırlar. Ev halkı ve akrabaları sabaha kadar yatmadan eğlenirler. Düğün çalgısı da saat 12'ye doğru ayrılıp gidince, akrabalar mani, türkü ve şarkılarla geceyi renklendirirler. Oyun olsun diye yatanlar olursa yatağa bağlanır veya yüzlerine is sürülür. Güveyin fazla yorulmaması için saat 10'a doğru yatmaya gönderilir. Kadınlar kına ve mumlarla gelinin yanına geceleyin giderler.

Kına gecesinin ertesi sabahı berber çağrılır. Berber güveyin saçını sakalını çalgı ve oyunlarla "Serizavana" şarkısı eşliğinde tıraş eder. Daha sonra güveyin en yakını onu banyoya alıp başını yıkar. Çalgı bu esnada da devam etmektedir. Yeni güveylik elbiselerin giyer ve çıkar. Bazı aileler kızlarına da ufak düğün yaparlar. Kızın arkadaşları yanına gelir, tef çalar oynarlar.

Gelini saat 16 sıralarında almaya giderler. Önceleri gelin atla getirildiğinden tüm erkekler çok güzel süslenmiş atı ortalarına alır ve "Bırazava" denilen bir erkeği bindirip gelin evine giderlerdi. Dönüşte gelini, güveyin babası veya ağabeyi alır ata bindirdi. Tüm erkekler "Mamani", "Selima Leyla" , "Meanibira" gibi uzun türküleri söyleyerek eşlik ederlerdi. Şimdi ise at modası kalktığından taksiler bu işi görmektedir. Hatta erkekler artık gitmemektedir. Ancak çok yakın birkaç erkek beraber binen bayanların ve gelinin ihtiyaçlarını temin için giderler. Korna seslerinden başka bir şey söylenmez. Davul zurna bir arabada çalar ve gider. Gelin arabası süslenir. Balon, bebek, rengarenk mendiller sarılır. Taksi konvoyu gelinin evinin önüne gelince bazı evler kapısını kapatıp kızlarını vermezler, ta ki "Pışder" adı verilen bir ufak başlık denebilecek para verilmeyinceye kadar. Ancak bazı gelin evleri de kapılarını kapatmaz ardına kadar açık bırakırlar. Bu para 100-150 liradan ve 500 liradan daha yukarıda olabilir. Gelini bayanlar süsler ve beraber götürdükleri elbiseleri giydirirler. Gelinlik giydirildikten sonra "Qazi" denilen bir nevi değerli ve renkli çarşafta giydirilir. Daha sonra iki bayan onu kolundan tutup onu taksiye bindirirler. Ayrıca gelin süsleme ve hazırlama sırasında "Narê" adlı şarkılarda okunur.

Geline gittiklerinde gelin güveyin üzerine gelmesin diye güvey evden çıkarılır. Bir yakın camiye götürülür. Yanında bir kaç kişide bulunur. Gelin arabası güveyin evinin önüne geldiğinde kolundan tutup dışarı çıkarmak isterler bazı gelinler bir altın almayıncaya kadar inmez. Bazı gelinlerde bu teklifte bulunmaz. Kasap kapıda gelini bekler ve gelin yaklaşınca koyun kesilir. Gelin içeri girince kadınlar salavatı şerifeyi bir kısmı çeker. Bazısı "Tılili" yani Zırgıt çekerler. Yakın akrabalarının elinde bir testi bulunur ki, içinde para ve şekerler bulunmaktadır. Gelinin ayağı yanında testi yere çalınır. Çocuklar para ve şekerleri kapışırlar. Sonra anne kılıç, kepçe, delikli kepçe ve kaşık sepetiyle oynar. Gelinini içeri almaya çalışır. İçeri girmeye bir iki adım kala gelinin eline bir yumurta verilir ve bu yumurta kapı üstünde bulunan duvara çalınır. İçeriye alınıp oturtulur.

Bu sırada erkekler camide bekleyen güveyi almak üzere o ana özgü türküler, şarkılar ve çalgılarla giderler. Cami hediyesi verildikten sonra güveyi arkadaşları kollarına girerek saf saf dizilerek çalgılar çalınıp beraber "Ki zava" türküsü ile yürürler. Güveyi göğsündeki rozeti ile tanımak çok kolaydır. Göğsünde, pamuk, mavi taşlı altın göğüslük, üzerine ayet ve dualar yazılmış kağıt bulunmaktadır. Güvey de eve getirildiğinde kasap onunda ayağı yanında bir koyun keçi keser. İçeri salınır. Yarın kır gezisi falan yerdedir, diye ila edilir ve halk dağılır. Güvey içeri girer girmez ayağı önünde bir testi kırılır. İçinde ki paralar tekrar çocuklar tarafından kapışılır. Onun da eline bir çiğ yumurta verilip, kapı üstündeki duvara atması söylenir. Kendisi atar ve içeri girer. Tam bu sıra da yarışma başlamıştır. Gelin güveyi karşılamak ve saygı vermek amacıyla ayağa kalkar, bekler. Güvey de girer ayağını gelinin ayağına bastırmak ister. Gelin de ayağını kaptırıp onun ayağının üzerine koymak için didinir. Hangisi diğerinin ayağına basarsa o evde baskın olur, diye bir inanış vardır. Genel de erkek kadının ayağına basar. Orada hazır olan bir iki gelin akrabası ve güveyin akrabaları birbirlerini hayat boyu sevsinler ve tatlı olsunlar diye ellerinin şekerli su ile yıkarlar. Yıkamadan sonra gelin ile gelen bir iki bayan geri döner.

Ertesi Sersıbehi günüdür. Sabahleyin çalgıcı, bu mutluluğa güveyin ermesi dolayısıyla para almaya gelir. Biraz da avlu da çalar, oynarlar. Sabah 7.30 - 8.00 civarlarında gelin evi "Fitir" denilen bir yemeği kızlarına gönderirler. Bu yemek "pilav", "Bırınçzer" ve "dolma" olmaktadır. Kadınlar hamallar başlarına bu yemeği alır, davul zurna eşliğinde güvey evine getirirler. Bu sıra da çalgıcılar güveyi alıp ,kıra yakın bir yere bırakırlar. Arkadaşları ve halk kıra doğru giderler. Bazısı güveç, pilav, bamya yaptırdığı gibi, bazısı tatlılar ve pastalar yaptırıp götürür. Kırda eğlenirler. Akşama doğru "Selima Leyla" türküsü eşliğinde eve doğru gelip güveyi içeri salarlar. Herkes güvey babasını kutlayıp mesut olmaları için dua ederler.

Bu sıra da öğleden beri çalgıcılar bayanlara çalmış gelini oyuna kaldırmışlardır. Akraba ve dostlar güvey anasına hediye ve düğün parasını bırakırlar. Bir kadın bu parayı hesaplar biri isimlerini ve getirdikleri miktarı yazar. Çünkü ileride onlarda götürecektir. Bu para düğün sahibinin yükünü bir nebze hafifletmektedir.

Gelinin geldiği beşinci geceye "Şeva pêncê" adı verilir. İşte bu gece de gelinin annesi tüm bayan akraba ve dostlarını isteyip, beraberce kızının evine gider. Gelinin annesi bir altın olmak üzere, kardeşleri yüzük, diğer kadınlar para bırakırlar. Bu beşinci geceye kadar gelinin çok yakın akrabaları ona siniler gönderirler. Bunlar kurabiye, baklava, mamilheva denilen tatlıları ihtiva eder. Gelini babası ilk defa evine çağırır. Buna "Mêhvanî" denir. Kızı sabahleyin gelince erkek evinden bir küçük kızda yanında eşlik eder. Akşam üzeri güvey, babası, akraba ve dostları yemeğe çağrılır. Yemekler ekseriyetle seçilmiş yemeklerdir. Bunlar, pilav, güveç, hoşaf, içli köfte, dolma-sarma ve bazı evlerde perde pilav yapılır. Tabi ayranı ve salatası unutulmaz. Yemekler yenilince mutluluk duaları söylenir ve herkes kalkar gider. Yalnız güvey kayın baba evinde kalır. Çünkü damat kayınbaba ve kaynanası ile görüşecektir. Geç vakitlerde de hanımını alıp gelecektir.

 

Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir!



Esvet : 10.02.2010 14:14:40 Tarihinde bu mesajı düzenledi..

--------------------
Mem U Zinin Yüce Aşkı Şahidim Olsunki Dökülen Her Gözyaşımda Seni Biraz Daha Seveceğim Ve Dicle Sebebim Olsunki Sen Umudumun Bitmeyen Türküsu Olarak Kalacaksin...

 

 

 

10.09.2006 19:45:54
                               Oy : 24-Puan : 79

Ciwan44
[WwW.CizreliM.NeT]



Mesaj sayısı : 1
Giriş sayısı : 6
Toplam P : 0
Üye bilgileri
selam kanal ben kendim malaya-dogansehirliyim ama cizrelilere karsi ayri sempatiyim var kankardesim cizreli.

--------------------
..
31.03.2009 00:25:03
        

MuCaHiD73
[WwW.CizreliM.NeT]



Mesaj sayısı : 8
Giriş sayısı : 175
Toplam P : 0
Üye bilgileri
en güzel düğün şarkısı çelebi oy çelebi dir Resimler Sadece üyeler içindir!
--------------------
..
03.04.2009 09:09:39
        

erdal_73
[WwW.CizreliM.NeT]



Mesaj sayısı : 31
Giriş sayısı : 801
Toplam P : 0
Üye bilgileri
iyi düşünmüş bi konu kardeş eline ağzına sağlık  örf ve adetlerimizi pek bilmeyenler sayende biraz öğrenmiş oldular
--------------------
..
30.11.2009 11:08:57
        

Esvet
[Site Sahibi]



Mesaj sayısı : 6348
Giriş sayısı : 6502
Toplam P : 436
Üye bilgileri
 

Dügünlerimiz bambaska oluyor gerçekten çok defa izledim batıda dügün salonlarında 1 kaç saat halay çekip giderler

onlarda kendilerince haklılar batıdaki yasam ve geçim zorlugu bizim burda mahalle meydanlarında olur harika ama

bence bu anlatılmaz yaşanır cizre dügünlerini görmek isteyenler Cizre ye gelsin derim.

ayrıca yorum yazan arkadaslarada ayrı ayrı Tesekkür ederim


--------------------
Mem U Zinin Yüce Aşkı Şahidim Olsunki Dökülen Her Gözyaşımda Seni Biraz Daha Seveceğim Ve Dicle Sebebim Olsunki Sen Umudumun Bitmeyen Türküsu Olarak Kalacaksin...

 

 

 

23.03.2010 18:30:53
        

yilmaz_botan
[WwW.CizreliM.NeT]



Mesaj sayısı : 3
Giriş sayısı : 1
Toplam P : 0
Üye bilgileri
slm arkdaşlar ben Cizre leyim aşiretim boti aşireti dedem daha küçükn1880 ile1890 tarihleri arasında bası onalrı alıp mardinin derik ilçesine yerleşiyor. ogün bugündür  kimseye ailseniden bahstemedi dedem babasın sormuş biz hangi köylerdeniz macmalarımız ismi babası bir türlüsöylemiş ..bugüne kadar da geldi ben aşireetimizi araştırıyorum bana yardım edeck varmı .tek ipucu behdinandan gelme olduğu ve ağa ya sor kızıyla evli olduğunu biliyoruz
yilmazdaglik@hotmail.com
0542 240 21 47
:(((
--------------------
..
31.03.2010 19:23:52
        

1 2 3 [4]
     

Forum son 10 K. & Benzer K.
Açan
Forum istatistikleri
Forumdaki 17 Kategoride 129 Forum var, Bu forumlara açılan 6242 Konuya 24404 Cevap yazıldı..
Üye :  Misafir : 9 Toplam : 9 Rekor :
Aktif Üyeler  Aktif üye yok..
Genel Sorumlu - Yönetici - Forum Yöneticisi - Editör - VIP Üye
İyiki Doğdunuz Nice yıllara.. » JIYANAMIN , » combatheal1 , » riyad47 , » koceroo , » xxmert6180 , » aziztolga , » ttalipp , » asebb , » ROJYAR , » ozgur301 , » kandilzagros73 , » ERDAL_RESAM , » Xmed , » NINOVA , 

2006 © Copyright Cizrelim.com [Cizre Kültür Ve Haber Sitesi Cizre Haberleri]
Website motorumuz © 2007 AspSitem CizReLi
Bu sayfa: 0,53 saniyede yorumlandı.